Eggdrop Nedir?

Mart 30th, 2009

Eggdrop Nedir?
Eggdrop scriptleri TCL denilen Perl ve C ‘den türetilmiş bir programlama diliyle yazılır.
Eggdroplara scriptlerle birçok işlevsellik ve özellik kazandırılabilir.
Eggdrop kısaca bir servera giren akıllı bottur. mIRC Script gibi koruma özellikleri ve ek özelliklerini TCL Olarak adlandırdığımız ek dosyalar ile yapabiliyoruz.
Örneğin bir kanalın korunmasını sağlar. Eğer bir eggdrop alacaksanız ilk önce bir shell hesabı bulmanız gerekir. Shell account hesabında kurulur ve oradan yönetilir.

BNC Nedir?

Mart 30th, 2009

nc’nin kullanın amacı aslında kendi ipinizi saklamak
amacı ile ilk olarak undernette kullanıma başlamıştır.
Fakat geliştirilerek diğer serverlarda psybnc olarak
geliştirilmiştir. Kullanıcının 24 saat online olarak nickinin irc serverda kalmasını sağlamıştır. Siz gelene kadar ki size yazılan yazıları log etme özelliğine sahiptir. Vhost olarakta kullanabilme özelliğine sahip.

Shell Komutları

Mart 30th, 2009

ls :Dizinde bulunan herşeyi listeler.
ls -a :Gizli dosylar ve dizinlerle beraber listeler.
ls -l :Bütün dosyları boyut ve tarihini göstererek listeler.
tar -zxpf :Uzantısı tar.gz olan sıkıştırılmış dosyaları açar.
tar -xpf :Uzantısı .tar olan dosyaları açar.
gunzip :Uzantısı .gz olan dosları açar.
cp :Dosyayı kopyalar.
mv :Bir dosyayı başka bir dizine taşımanızı sağlar yada dosya adını değiştirir.
mkdir :Yeni bir dizin oluşturmanızı sağlar.
rmdir :Belirtilen dizini silmenizi sağlar.
rm :Dosya silmenizi sağlar.
rm -rf :Dizin silmenizi sağlar.
cd :Belirtilen dizine geçmenizi sağlar.
cd .. :Bir üst dizine geçmenizi sağlar.
cd ~ :En üst dizine çıkmanızı sağlar.
pwd :O anda bulunduğunuz dizini görüntüler.
pico :Belirtilen dosyayı text editör ile düzenlemenizi sağlar.
ftp :Belirtilen siteye FTP bağlantısı sağlar.
lynx :Belirtilen siteyi görüntüler.
df :Harddisk istatistiklerini gösterir.
quota :Disk kullanımınızı gösterir.
uname :İşletim sisteminin durumunu gösterir.
whoami :Kendi bilgilerinizi gösterir.
who :Sunucuya bağlı olanları gösterir.
last :Hesabınıza yapılan en son bağlantıyı gösterir.
whereis :Belirtilen dosyanın nerede olduğunu gösterir.
BitchX :IRC programını çalıştırır.
mail :Postalarınızı kontrol eder.
ps -x :Sizin çalıştırdığınız işlemleri gösterir.
ps -a :Sunucuda çalıştırılan tüm işlemleri gösterir.
ps -ux :Çalıştırılan işlemlerin CPU/RAM kullanımıyla gösterir.
kill :Pid numarası verilen işlemi durdurur.
kill -9 :Pid numarası verilen eggdrop işlemini durdurur.
killall :Belirtilen program türündeki tüm işlemleri durdurur.
whatis :Belirtilen komutun açıklamasını verir.
man :Komut hakkında yardım görüntüler.
passwd :Shell hesabınıza girerken kullandığınız şifreyi değiştirmenizi sağlar.
vhosts yada vhost :Sistemde bulunan vhostları (virtual host) listeler.BNC için kullanabilirsiniz.

IRCD

Mart 30th, 2009

kelebekler.org Türkiye mirc,mirc indir,mirc yükle,türkçe mirc,mirc yukle,kameralı mirc,script Aramalarında 1-2 sayfalar arasında sonuç almaktadır.

ırc nedir

Mart 30th, 2009

IRC Nedir ?

IRC internet araciligi ile sohbet anlamindadir. Sohbet etmek için baglandiginiz server’a IRC server denir. Bir kisinin IRC’de olmasi demek, o kisinin bir IRC server’a bagli olmasi, yani o an sohbet ediyor olmasi demektir.

Bir irc sunucusuna bağlanmak için /server irc.kelebekler.org şeklinde bağlanabilirisiniz.

Telnet Komutları

Mart 30th, 2009

Telnet Komutlari

TELNET NEDİR

teLnet irc’deki ve web sitenizdeki dosyalarınızın saklandıgı ve onlara telnet ile ulaşmanızı sağLayan bir ara birimdir.

TELNETE NASIL BAĞLANIRIM

Telnet’e windows tabanLı bir iletişim sisteminden bağLanmak için sırası ile başlat > çalıştır > telnet enter yazın ve telnet`E girin daha sonra
XP için = Başlat > çalıştır > telnet enter yazdıkdan sonra Karşınıza Çıkan ekranda ( Microsoft Telnet ) yazar onun karşısında yazı yazıcağınız yere ( o ) Ordunun o’suna bir kere basın ve tekrar ekrana ( - ) gelecektir bundan sonra ip numaranızı yazın örn 212.154.8.181 yazap enterlarsanız 212.154.8.181 ip nolu server’a bağlanırsınız bağlandıktan sonra size kısaca telnet kullanıcı adınız ( Login ) ve şifreniz ( password ) sorulacaktır bunlarıda geçtikten sonra telnet’e bağlanabilirsiniz..
windows98 için = Başlat > çalıştır > telnet enter yazdıkdan sonra Karşınıza çıkan ekranda bağlan , düzen , uçbirim ve yardım menulerini göreceksiniz bunlardan ( bağlan ) kısmını tıklayarak ekrana gelen pencereden ( uzaktaki sistem )’i seçiyoruz ve ordanda Ana bilgisayar adına ip Numaranızı Yazın uç birim türünü vt100 olarak sabit bırakın ve tamam tuşuna basın ve karşınıza telnet sizden kullanıcı adınız ( Login ) ve şifreniz ( password ) isteyecektir bunlarıda yazdıkdan sonra telnete bağlanabilirsiniz.

Yukardaki seçenekler harici putty ilede bağlanabilirsiniz. elinizde puuty.exe varsa ssh den ip veya irc isminizi yazıp bağlanabilirsiniz..

telnet komutları
irc Server telnet Hakkında Bir Kaç Bilgi ( UnreaL ircd’ler için ) Read the rest of this entry »

kelebek vikipedi

Mart 25th, 2009

Kelebek, böceklerin, pulkanatlılar veya kelebekler (Lepidoptera) takımının kanatlı fertlerine verilen genel ad. 150.000 kadar türü bilinmektedir.

Vücutları kiremit dizilişi şeklinde renkli pullarla örtülüdür. Pullar, uçları yassılaşarak genişlemiş kıllardır. Ufak sarsıntılarda koparlar. İki çift olan kanatlarının büyüklüğü türlere göre değişir. Pek az türde ve bazı türlerin dişilerinde kanat bulunmaz. Emici tipteki ağız parçaları hortum şeklindedir. Kullanılmadığı zamanlar bu hortum başın alt tarafında helezon biçiminde kıvrılır. Balözü emerler. Çiçeklerin balözünün tadını ayaklarıyla alırlar. Tat alma cisimcikleri ayaklarına yerleşmiştir. Ayaklarıyla çiçeğin suyunu kontrol ederler. Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.

Ağız organları, yalnız çiçek tozu (polen) ile geçinen “Micropterygidae” kelebek familyasında çiğneyicidir. Tüylü başlarında büyükçe iki petek göz ve çoğunda iki nokta (osel) göz bulunur.

Kelebekler faaliyet durumlarına göre gece ve gündüz kelebekleri olarak iki gruba ayrılırlar.Gece kelebekleri kalın ve ağır vücutlarıyla alaca karanlıkta veya gece uçarlar. İnce kıl gibi olan antenlerinin ucu sivridir. Bazı türlerde antenlerde birer dizi tüy bulunduğundan tarak görünümündedirler. Genellikle renkleri mattır. Hızlı uçucudurlar.Bu uçucular diğer kelebeklere göre daha hızlı uçarlar fakat daha az uçarlar.Tehlike anında sürüden ayrılarak farklı yönlere kaçışırlar ve tehlike bittiğinde tekrar toplanırlar

Gündüz kelebekleri gece istirahat edip, gündüz uçarlar. İnce ve hafif vücutludurlar. Anten uçları topuzludur. Kanatları gâyet güzel renk ve desenlerle süslüdür. Uçuşları yavaştır. Bir yere konduklarında kanatlarını yukarıya dik tutarlar. Gece kelebekleri ise dinlenme hâlinde kanatlarını çatı gibi gövdelerinin üzerine kapatırlar veya tamâmen açık bırakırlar. Bu kâideler bütün kelebekler için geçerli değildir. Meselâ; Skiperler pervâne olmadığı halde antenleri incedir. Vücutları kalın ve renkleri mattır. Gündüz uçarlar. Çoğunlukla pervanelerle karıştırılırlar.

Gece kelebeklerinin işitme ve koku alma duyuları da çok hassastır. Bazı türlerin erkekleri, 5 km uzaktaki dişinin kokusunu alabilirler. Gündüz kelebeklerinin duyargaları (anten) çıplak olduğundan bu hassaslıktan mahrumdurlar.

Kelebeklerde çoğalma yumurta ile olur. Kelebek yumurtaları yarım küre, küre, silindir ve iğ şeklindedir. Dişileri yumurtalarını tek tek veya gruplar halinde ağaç kabukları veya yapraklar üzerine yapıştırarak bırakırlar. Bazıları da üst üste yapıştırarak kuleler meydana getirir. Bazıları yumurtaların üzerini vücutlarından kopardıkları kıllarla bir kürk gibi kapatırlar. Kışı geçirmek zorunda kalan yumurtalar “Korion” denen sert bir kabukla örtülüdür. Yumurtadan çıkan larvalara “tırtıl” adı verilir. Kışı genellikle tamamen gelişmiş olarak yumurta kabuğu içinde geçirir. İlkbaharda her yer yeşermeye başlayınca kabuğunu yırtarak besin aramaya çıkar. Dişi kelebekler yumurtlarken özellikle tırtılların beslendiği bitki türlerinin üzerine veya yakınına yumurtalarını bırakırlar.

Tırtıllarda üç çift göz ve 2-5 çift karın bacağı bulunur. Ağız parçaları ısırıcı çiğneyicidir. Alt dudağa dökülen ipek salgı bezleri vardır. Oburca beslenen tırtıllar, 4-5 defa deri değiştirirler. Normal iriliğe ulaşınca ipek salgısı ile kendilerine koza örerler.

Koza içinde erginin şekillendiği pupa durumuna geçer. Bir müddet sonra pupa kabuğunu yırtar ve kozadan genç ergin yeni kelebek ortaya çıkar. Fakat hemen uçamaz. Kanatlarındaki damarların kanla dolması ve kuruyarak güçlenmesi için birkaç saat beklemesi gerekir. Bazı erginlerin ömrü 24 saat, bir kısmının 1-2 aydır. Hayatları birkaç mevsim sürenler kış uykusuna yatar veya daha sıcak bölgelere göç ederler. Bunlar yüzlerce kilometrelik yolu uçabilecek güçtedir. İngiltere’de yaygın bir tür, havalar soğumaya başlayınca Kuzey Afrika’ya göç eder. Kuşların aksine kelebeklerin göçü tek yönlüdür. Amerika’da yaşayan bir çeşidin dışında hiçbiri geri dönmez.

Bazı kelebekler zehirlidir. Bunlar çok yavaş uçar ve göz kamaştırıcı parlak renklere sahiptir. Bu renkler düşmalarına karşı bir ikaz işaretidir. Böcekçil hayvanlar bunları yemekten çekinirler. Bazı kelebekler de, sahte kafa işaretleri, kanatlarındaki göz işaretleriyle ve antene benzeyen kuyruk uzantılarıyla düşmanlarını şaşırtarak kendilerini korurlar. Bu işaretlere aldanan avcı hayvanlar, kelebeklerin öldürücü olmayan kısmına saldırır. Yırtık kanatlı bir kelebek hayatını sürdürebilir. Birçokları da kondukları yerlerde tamamen kamufle olabilirler. Kuru yaprak görünümündeki bazı kelebekleri kondukları yerden ayırdedebilmek çok zordur.Ayrıca çiçekteki bizim çıplak gözle göremediğimiz bir ışık vardır.Bu ışık sazesinde kelebekler çiçeği görür.

Kelebekler Hakkında Bilgi

Mart 25th, 2009

* Kelebekler dünyanın en narin uçan böcekleridir. Tüm böcekler gibi 6 eklemli bacakları, 3 kısımdan oluşan vücut bölümleri, bir çift anteni, petek gözleri ve dış iskeletleri vardır. 3 bölümden oluşan vücut parçaları sırasıyla baş, gövde/göğüs ve karındır. Karın kısmı kuyruk kısmını da içerir.

* Kelebekler dünyanın her yerinde bütün iklim tiplerinde yaşayabilirler. Bununla birlikte en fazla kelebek türü tropikal yağmur ormanlarında yaşar.

* Kelebeklerin yaklaşık 24.000 çeşidi vardır.

* Kelebek, kurbağa ve uğurböceği gibi başkalaşım geçiren canlılardandır. Yaşamına tırtıl olarak başlar.

* Tırtılların çok güçlü çeneleri vardır. Tırtıl yumurtadan çıktıktan sonra yapraklarla beslenerek kendini pupa evresine hazırlar.

* Tırtıl pupa evresinde kendi etrafına bir koza örer ve gelişimini bu kozanın içinde tamamlar.

* Gelişimini tamamlayan tırtıl, kozayı deler ve hepimizin ipek kanatlarını hayranlıkla izlediğimiz narin bir kelebek olarak dışarı çıkar.

* İpek üreticileri kozalar delinmeden önce onları işlemeye başlarlar. Bu durum milyonlarca kelebeğin daha dünyaya gelmeden ölmesi anlamına gelir.

* Kelebeklerin yaşam süresi 2-4 haftadır.

* İnsanların kelebeklere ihtiyacı vardır. İnsanların fark etmemesine rağmen aslında doğanın dengeli ve sağlıklı olabilmesi için kelebekler önemli görevler üstlenirler. Kelebeklerin üstlendikleri önemli rollere birkaç örnek vermek gerekirse şunları sayabiliriz:

* Yabani bitkilerin polenlerinin taşınmasına yardımcı olarak hem bitkinin çoğalmasını hem de o bitki ile beslenen hayvanların yiyecek bulmasını sağlar. Bu bitki grubu ile beslenen canlılara insanlar da dâhildir.

* Hassas bünyeleri en ufak çevreyle ilgili değişiklerden etkilendiklerinden, kelebekler ekolojinin sağlıklı olup olmadığının bir göstergesidir.

* Kelebeklerin tüm vücutları küçük ve ince duyu tüycükleri ile kaplıdır. Kelebeklerin 4 kanadı ve 6 bacağı gövdesine bağlıdır. Gövdede bacak ve kanatların hareketini sağlayan kaslar mevcuttur.

* Kelebekler iyi birer uçucudur. Hızlı uçanları saatte 48,2 km. hıza ulaşabilirler. Kelebekler yaşlandıkça renkleri solmaya başlar. Yavaş uçanları ise bu hızın altıda biri hızla uçar.

* Kelebekler sıvıları içerken içi boş tüpe benzeyen ve proboskis denilen hortumlarını kullanırlar. Bu hortum oldukça uzun ve esnek bir dil gibidir. Kelebekler sıvı içmedikleri zaman hortumları kıvrık bir şekilde kapalı durur. Buna karşılık, sıvı içerken hortumları açılır ve bizim kamışla meyve suyu içerken yaptığımız gibi meyve suyu yani bitki nektarı içerler.

* Kelebekler koku duyularını hem çiçek nektarı bulmak için, hem de erkek kelebeklerin salgıladıkları feremonları (kokuları) saptamak için kullanırlar.

* Pek çok kelebek kısa mesafelere göç ederler. Bazı kelebek türleriyse yüzlerce kilometre uzaklıktaki mesafelere göç edebilirler.

PAPATYA ve KELEBEK HİKAYESİ

Mart 25th, 2009

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış.

Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde,
kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış.
Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da,
rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.

Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış.

Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. içinden

“Ne muhteşem bir çiçek” diye geçirmiş.
Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin
üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.

“Merhaba” demiş papatyaya,

“sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.”.

Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve
“Merhaba” demiş,
“ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten.”
Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini,
nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış.

Papatya da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten
hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş.
Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış.

Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edip de bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatya da kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini.

Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği
kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana
ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.

Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek
artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve;

“Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek” demiş.
Papatya buna bir anlam verememiş.
“Neden” demiş.
“Yoksa benim yanımda mutsuz musun?”.
“Hayır” demiş kelebek.
“Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim.”

Papatya bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya

“Sevi seviyorum”
diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece
“Bende…” diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş.

İçinden
“Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim.”
diye geçirmiş.
Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış. Her düşen yaprakta papatya,
“seviyormuş” diye geçirmiş içinden.

İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş:

“Seviyor mu, sevmiyor mu?”…

Kelebeklerin Hayatı

Mart 25th, 2009

Doğanın harika böcekleri: Kelebekler

İnanılmaz güzel renkleri ve desenleriyle, doğanın en güzel ve en narin böcekleridir onlar. Kelebek olmak için geçirdikleri mucizevi aşamalar, hala doğanın en büyük bulmacalarından biri.

Kelebekler; tarifsiz güzellik ve zarafetleri sayesinde doğanın en ilginç ve en narin eserleridir. Yumurtadan tırtıla, kozadan kelebeğe dönüşme evresinde, geçtiği aşamalar ve geçirdiği evrim sayesinde doğanın en çok ‘kılık’ değiştiren hayvanlarıdır. Üstelik zavallı tırtılı koruyan kimse de yok. Minnacık tırtıl hayatta kalma mücadelesini tek başına vermek zorunda. Bir süre sonra da o kadar çok yemek yemeğe başlar ki, hızla büyür. ‘Derisi’ soyulur ve sürekli dönerek vücudu etrafında koza oluşturur. Read the rest of this entry »